Kalplerini hüzünlü gecesi
Bazen öyle gecelere denk gelen kalpler vardır. İçinde huzuru arayan, çilelerin karanlığa bulaşmış yüzleri ile var olan, kaderin cilvesine ışık olmak isteyen yıldızlar ne anlatır bilinmez. Karmaşık bir duygu seli sabahı bekler yol açılsın diye. Ne sabahı bekler hasret ne de karanlığa duçar olmuş gönülleri saran hisler bitirir bu yüklerin encamlarını.
Bazen dimdik bir kale gibisindir Bazen de moloz haline gelmiş bir çöp yığınında kalan rüzgara yem olmak için bekleyen bir kağıt parçası. Üzerinde belki de hiçbir şey yazılmayan bir kağıt. Kağıdın savrulan tarafı olmak nasipten midir bilmiyorum!
Nasipten öte yol aramak da evladır gönül hengayesinde.
Uzunca geçiyor gece kağıtlara yapılacaklar çoğaldı. Dipte kalan Yusufun sabrına sarılmış notlar Mısırın yoluna rüzgar ile savruldu tüm yaşanacaklar. Yusuf olmak da zahmetli iş. Saraylardan geçip zindanları dert edinmeden ilim deryasına bürünen bir erkam bin erkama çeviren gönül oldu . Mısır bereketli geçti bir zamanlar. Kağıtlar kalemler yetişemedi sultanlığa. Konu nerden geldi ki buraya diye düşünmeden etmemek lazım.
Gönüllerimizi rüzgara teslim ederken Mısıra Yusufu teslim eden kuyular vardı. Sabrın en ince telinden birkaç ses çıkartan karanlığa misafir olan yıldızlar vardı. Bir fener ışığı misali taşıyorlardı. Gözün görebileceği kadar kalbin hissedeceği yol mesafesi kadardı. Gece bitmek bilmez iken saatlerin yorgun argın hareketi hapsolmuş dairenin içinde tik tak sesleri ile bir kurtuluş yolu aramaları belli değil miydi?/ Yazarın Kitap Ayracı
Yorumlar
Yorum Gönder